Bugun...

AB Yolu Rusya İçin De Kapalı Avrasya Birliği Kurulmalı
Tarih: 11-01-2015 15:59:00 + -


3. Türk-Rus Entelektüeller Buluşması’ 40 akademisyen ve siyasetçinin katılımıyla Antalya’da gerçekleştirildi.

AB Yolu Rusya İçin De Kapalı Avrasya Birliği Kurulmalı

AB YOLU RUSYA İÇİN DE KAPALI

AVRASYA BİRLİĞİ KURULMALI

 

Uluslararası Antalya Üniversitesi tarafından Uluslararası Bilimsel Gelişim ve İşbirliği Enstitüsü ve Rusya Bilimler Akademisi Şarkiyat Enstitüsü işbirliği ile düzenlenen ‘3. Türk-Rus Entelektüeller Buluşması’ 40 akademisyen ve siyasetçinin katılımıyla Antalya’da gerçekleştirildi. Programın ikinci ve son gününde konuşan Eski Büyükelçi Popov Venyamin, "Türkiye ve Rusya’yı AB'ye kabul edeceklerini sanmıyorum. Bu kadar büyük iki ülkeyi AB kaldıramaz" dedi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in sözcüsü Sergey Markov ise global arenada kendine yer arayan bu iki güçlü ülkenin yeni bir modelde birleşmesi gerektiğini söyleyerek Türkiye’nin AB’ye değil Avrasya Birliği’ne katılarak güçlenebileceğini vurguladı.

 

 

Her iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesinde ve pekiştirilmesinde önemli rol üstenen gelenekselleşmiş 3. Türk-Rus Entelektüeller Buluşması’nda konuşan Sergey Markov, Avrupa’daki modelin ve demokrasi anlayışının bölgedeki halklara dayatılmaması gerektiğini, kültürel ve etnik geçmişleri sebebiyle farklı bir modele geçmenin zamanı geldiğini ifade etti. Markov, “Rusya’da AB üyeliğini isteyen kesimin oranı yüzde 4. Rusya davet edilmediği bu oluşumun yerine kendi modelini sahipleneceği bir birliği kurmak istiyor. Bu noktada birbirini çok iyi tamamlayan Türk ve Rus ekonomisinin bu birlik içinde önemli atılımlara imza atacağını düşünüyorum. Zira Türkiye’deki işsizliğin de Rusya’daki iş gücü ihtiyacı ile çözülebileceğine inanıyorum. Bu noktada tüm şartlar Kafkaslarda bir Avrasya Birliği’nin kurulmasına uygun görünüyor. Bu birliktelik bölgedeki bütün ülkelerin gerek bilim ve teknoloji gerekse de ekonomik anlamda kalkınmalarını sağlayacak çok önemli bir yapılanma olacaktır” dedi. Gürcistan, Azerbaycan dahil Kafkasya ülkelerinin de içinde olacağı Avrasya Birliği’nin Avrupa Birliği ile çatışan ona karşı duran bir yapıda olmayacağına dikkat çeken Markov, bu yapının küçük Avrupa olarak görülmemesi gerektiğinin altını çizdi.

 

 

 

AB İşlevini Kaybetmeye Başladı

 

 

Türkiye ve Rusya’nın Avrupa’yı uzun yıllardır model olarak gördüğünü söyleyen Rusya Eski Büyükelçisi Venyamin Popov Rusya ve Türkiye’nin AB’ye kabul edilmeyeceğini bu kadar büyük iki ülkeyi AB’nin kaldıramayacağını söyledi. Popov, “Avrupa Birliği geldiğimiz noktada İslami radikalizm patlamasını kaçırmış, nüfus olarak yaşlanan, Müslüman toplumu sosyal ve ekonomik yaşama entegre etmeyi başaramamış, göçmenlik konusunda insani adımlar atamayan konumdadır. Bu yönüyle itibar ve güç kaybeden ve ne yazık ki Akdeniz’i Müslüman Mezarlığı olarak gören bir yapıdadır. Bu sorunlar Rusya ve Türkiye’nin önüne de ciddi sorunlar çıkarıyor. Bu sebeple başka bir düzene ve modele geçilmesi bölge ülkeleri için büyük önem taşıyor” dedi.

 

 

Türkiye’nin Kafkaslardaki Etkisi Büyük

 

 

Bugün geldiğimiz noktada son 30 yıla baktığımızda etnik krizlerin azalma eğilimi göstermediğinin altını çizen Prof. Dr. Velikhan Mirzekhanov, krizlerin artık bloklarda değil bölgelerde doğup global alanda yankılandığını ifade etti. Mirzekhanov, “Bugün artık iç ve dış süreçler birbirine o kadar bağlı ki iç krizleri uluslararası bir sorun olarak görmemiz gerekiyor. Bu krizleri bastırmaktan çok doğacak krizleri öngörüp öncesinde engel olacak düzenlemelere gidilmelidir. Kafkaslarda Rusya’nın olduğu kadar Türkiye’nin de rolünün ve etkisinin büyük olduğunu görüyoruz. İki ülkeyi de yakından ilgilendiren krizlerin yaşandığı bu bölgede işbirliğine gitmek, ortak çözümler ile hareket etmek uluslararası alanda güçlenmek adına önem arz ediyor” dedi. Her iki ülkenin de yeni bir ekonomik plan üzerinde çalıştığını belirten Mirzekhanov, “Türkiye Türkmenistan’a çok ciddi yatırımlar yaptı. Kazakistan’la kurduğu güçlü ilişkiler bölgede takdirle karşılanıyor. Birlikte bu bölgede güçlenerek bir birlik kurabilecek konumdayız” dedi.

 

 

3. Rus-Türk Entelektüeller Buluşmasının Sonuç Bildirgesi

 

 

İki gün süren 3. Rus-Türk Entelektüeller Buluşması, özet şeklinde paylaşılan şu sonuç bildirgesi ile son buldu:

 

“ııı. Rus-Türk Entelektüeller Buluşmasının çerçevesinde gerçekleşen verimli görüşmeler sırasında katılımcılar, 2000'li yılların iki ülke arasındaki ilişkilerin "altın dönem"i olarak tarihe geçeceğini ifade etmişlerdir. Şunu belirtmek gerekir ki Moskova ve Ankara dış politikaları bazı sorunlar konusunda farklı olabilir, ancak genel itibarıyla benzer görüşleri yansıtmaktadır. İki ülke arasındaki ilişkilerin pragmatik  niteliği ekonomik ve siyasi alanda çıkabilen sorunları kolaylıkla çözme imkanı sağlamaktadır. Bunun en önemli sebeplerinden biri uluslararası konjonktürdeki istikrarsızlığın etkisini azaltabilen ortak işbirliği projeleridir.

 

 

ııı. Rus-Türk Entelektüeller Buluşması katılımcıları, iki ülke elitlerinin çağdaş siyaset sisteminin nasıl olması gerektiği konusunda yakın görüşlere sahip olduğu sonucuna varmışlardır. Söz konusu siyasi sistemin belirleyici özellikleri ise çok kutupluluk prensibi ve küresel ve yerel alanda işbirliği gerçekleştirme imkanlarıdır. İki ülke arasındaki dış politikanın öncelikli hedefi siyasi ekstremizm ve radikalizm ile mücadele etmektir. Bunun yanında iki ülke hem olumlu hem de olumsuz etki ve sonuçları olan ekonomik küreselleşme konusunda benzer görüşleri paylaşmaktadır.

 

 

Ekonominin hakim olduğu mevcut işbirliği modeli bugünlerde yetersiz olduğunu ortaya koymaktadır. İki ülkenin  siyasi sorunlarda ortak ve kesin görüşlere varmaları pek mümkün gözükmemektedir. Ancak yakın gelecekte Rusya ve Türkiye'nin coğrafi yakınlığı sayesinde bu iki ülke arasında yoğun işbirliği imkanları mevcuttur. İşbirliğinin artmasının en önemli sebeplerinden biri her iki ülkenin de karşı tarafın ahlaki değerlerini anlaması ve onları takdir etmesidir.

 

 

ııı. Rus-Türk Entelektüeller Buluşması katılımcıları, 1 Aralık 2014 tarihinde Ankara´da gerçekleştirilen Türkiye-Rusya 5. Üst Düzey İşbirliği Konseyi (ÜDİK) toplantısında iki ülkenin vardığı anlaşmaların son derece önemli olduğuna düşünmektedirler.

 

 

Moskova ve Ankara arasında istikrarlı bir şekilde gelişen siyasi diyalog gösteriyor ki bu diyalogun gelişmesi, entelektüel temellerin genişletilmesi sayesinde olabilir. Ülkeler arasındaki ikili ilişkilerin daha üst düzeye çıkabilmesi, gençlik ve öğrenci kuruluşları ile bilim kurumlarının faaliyetlerinin katkısıyla gerçekleşebilir.

 

 

Son olarak şunu belirtmek gerekir ki Moskova ve Ankara, Orta Doğu ülkelerindeki siyasi istikrarın gelişmesini ve bölge ülkelerinin ekonomik kalkınmasını arzulamaktadır. Söz konusu iki ülke, yabancı ülkelerin Türkiye ve Rusya Federasyonu'na komşu olan ülkelere müdahalesini olumsuz olarak değerlendirmektedir.”




Bu haber 745 defa okunmuştur.

Etiketler :

YORUMLAR



İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER DÜNYA HABERLERİ