Bugun...

ATATÜRKÇÜ BİR GENÇ NASIL BİR GENÇTİR?
Tarih: 11-11-2014 16:13:00 Güncelleme: 11-11-2014 16:21:00


                                                                                                            http://www.cihandura.com

 

 

"Benim anladığım gençlik,                                                                    

Devrim’in fikirlerini ve ideolojisini benimseyip

gelecek kuşaklara götürecek kimselerdir.

Benim nazarımda 20 yaşında bir yobaz ihtiyar,

70 yaşında bir idealist zinde bir gençtir."

 

M. K. Atatürk

 

 

Atatürk’ün gençlik hakkındaki sözlerinden aldığım ilhamla:

 

 

Atatürkçü bir genç, ruhunda yüksek bir varlık taşıdığının farkındadır. Kendisinin ne kadar önemli, ne kadar değerli olduğunu, kendisinden ne kadar çok şey beklendiğini bilir; ona göre davranır, çalışır.

 

Cumhuriyetimizin fedakâr öğretmenlerinin eseridir o. Fikri hür, vicdanı hürdür.

 

İyi yetişmiştir. Bilim ve kültürün pozitif fikirleriyle doludur, ahlaklıdır. Doğruyu, iyiyi gören ve anlayandır, gerçek fikirlidir.

 

Atatürkçü bir genç Türk milletinin damarlarındaki asil kanın ifadesidir.

 

Güçlükler karşısında yılmaz, tam bir sabırla, metanetle hareket eder.

 

Bilgisiyle, ahlakıyla, karakteriyle milletine güven verir.

 

 

‘***’

 

 

Bilir ki, milletine karşı görevleri vardır. Bu görevlerini hakkıyla, en iyi şekilde yerine getirebilmek ve ülkesine faydalı olmak için gerekli hasletleri kazanmıştır, kazanır: Çalışkandır, bilgilidir, azimli ve imanlıdır. İdeali milletini aydınlığa götürmek, onu ışıklara boğmaktır.

 

Çok iyi anlamıştır Atatürk’ü… okuyarak, dinleyerek, düşünerek.

 

Atatürkçülüğün yüksek idealine durmadan, yorulmadan, dinlenmeden yürür. Bilir ki, dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler asla yorulmazlar.

 

Bilir ki, Atatürk her şeyi ona emanet etmiştir.  Bilir ki, bugünün de umudu, geleceğin de umudu odur; bütün umut ondadır.

 

O Atatürk’ün vicdani emanetinin bilincindedir: Kazanmak,  yalnız ve daima kazanmak!... Öyle de yapar. Milletini yükseltecek işlerde, atılacak adımlarda tereddüt nedir bilmez. Bunun için kafasıyla, irfanıyla, bilgisiyle, kollarıyla çalışır; sonuçta mutlaka ve mutlaka amacına ulaşır. Milletimiz, layık olduğu gelişmişlik derecesine onun sayesinde erişecektir.

 

O, Atatürk’ün “milletimin bağrında yetişen temiz nesil” dediği, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni emanet ettiği, “gözümü arkada bırakmayacak” dediği gençtir. O Atatürk’ün geleceğin gülü, yıldızı, ikbal ışığı deyip iftiharla andığı, tek güvendiği, “çok zekisin, fakat zekânı unut, çalışkan ol, daima çalışkan ol” dediği gençtir.

 

‘***’

 

Atatürkçü bir genç Türkiye'nin bağımsızlığına, ulusal benliğine, geleneklerine düşman her unsurla mücadele eder.

 

Devrimlerin sahibi ve bekçisidir. Bunları zayıf düşürecek bir hareket gördü mü, ânında müdahale eder.

 

Atatürkçü bir genç ne için yürüdüğünü, ne yapacağını önce kendi zihninde kararlaştırır. Onları halkı tarafından benimsenip kabul edilebilir bir hale getirir. Ve ancak bundan sonradır ki, ortaya atıp harekete geçer.

 

Büyüklerinin cesaretini artırır, sürdürür, Yanlış yolda görürse, çekinmez, onları uyarır.

 

O tarihini, atalarını tanımaya çok önem verir, onları tanıdıkça büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulur. Hiçbir şeyi unutmaz: Milletimizin başına neler örülmek istendiğini,  nasıl direnildiğini ve mücadele edildiğini ibret ve uyanıklıkla aklında tutar, ders alır.

 

Vatanımız karanlıklar içinde olabilir;  ülkede ahlâksızlık, şarlatanlık, ihanet diz boyu olabilir. Ama Atatürkçü genç ışık serpmeyi sürdürür, ışık aramaya devam eder. Vatan sevgisinin en yüksek örneklerini verir. Şöyle der: Vatan hizmetinde ölmeye evet, korkmaya asla!...

 

Sorun hele kendisine, “Birinci Görevin nedir” diye.

 

Yanıtı şu olacaktır:

 

Birinci görevim;  varlığımın temelini, Türk bağımsızlığını ve Türk Cumhuriyeti’ni korumaktır.

 

Ve asla lafta kalmayacaktır:

 

Eser koyacaktır ortaya,

 

İş yapacaktır!



Bu yazı 3001 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI