Bugun...

Ahmet KARASU
19-21 Şubat Mı? Yoksa 17-25 Aralık Mı?
Tarih: 25-12-2014 12:16:00 Güncelleme: 25-12-2014 14:40:00


 

Bugün 25 Aralık 2014...Rüşvet skandallarının çalkalandığı tarihin son parçasının 1 yılı...

 

Elbette o gün yaşananları tekrar yazmanın hiç gereği yoktur.Tek bildiğimiz böyle bir durum karşısında önce,kul hakkıyla karşıma gelmeyin diye buyuran Allah’a,sonrada Türkiye Cumhuriyeti’nin Yüce Adaletine,tabii birde skandallarla ilgili ismi geçenlerin  vicdanına bırakıyorum.

 

17 -25 Aralık, Hırsızlık ve Rüşvetle Mücadele günleri hatta belirli hafta olarak yaşatılması, şeffaflık ve hesap sorma ve halkı bilinçlendirme gayreti içerisinde olanlara sormadan da geçemiyorum. Cumhuriyet Tarihi'nin en büyük soygunu olan, 19 -21 Şubat tarihlerini nasıl hatırlatmak gerekir acaba ?

 

Başkalarını bilmem de, benim için, hırsızlık, rüşvet ve yolsuzlukla mücadele haftası ya da günleri 19-21 2001 Şubattır. Bu tarihi görmeden geçersem vicdanım sızlar.

 

Tarih, 19 Şubat 2001...Yer Çankaya Köşkü.. Tarihe damga vuran meşhur MGK toplantısı. Dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet NECDET SEZER,dönemin Başbakanı Ecevit’e dönerek ;

 

 "Sayın Başbakan çamurun üzerinde oturuyorsunuz. Böyle devlet yönetimi olmaz. Yolsuzlukların üzerini örtmeyin. Ben yolsuzlukları ortaya çıkarmaya çalışıyorum, siz beni engellemeye çalışıyorsunuz’’ çıkışını yaptı.

 

Sezer, Ecevit'i,yolsuzluklara karşı pasif kalmakla eleştirdi; Özkan, Sezer'e 'Bu ihanettir' dedi; Başbakan MGK'yı terk etti.Sonucunda ise, Ekonomik ve siyasi kriz yaşandı.Bu MGK toplantısındaki münakaşanın hemen sonrası Türkiye’den 5 milyar dolar anında uçup gitti.

 

Sonrasında ise Türk Milletinin üzerinden silindir gibi geçen 21 Şubat’ın ‘’Kara Çarşambası'' yaşandı.

 

21 Şubat, Cumhuriyet Tarihi'nin en büyük krizidir. Binlerce kişinin işsiz kaldığı, yüzlerce işyerinin kapandığı, 21 bankanın fona devredildiği, ülkede yaşayanların bir sabah’ta yarı yarıya fakirleştiği gündür.

 

Biraz daha hatırlayacak olursak, 21 Şubat bir başlangıcın sonudur. Bu tarih, unun elenip, eleğini asıldığı tarihtir. Halkın daha da  fakirleştiği, kriz fırsatçılarının da  daha da zenginleştiği tarihtir.

 

Tabiiki bütün bu yaşananlar sadece iki günde olmadı.

 

1999 yılının 6. Ayından itibaren, Türkiye Tarihi’nin para sermaye manüpülasyonu yaşanmaya başlanmış,2000 yılının 17 Ocağına kadar dolar bazında 9 kat şişirilmiş, yine 17 Ocak sabahından başlayarak, 2001 18 Şubat sabahına kadar, Türkiye 10 milyar dolar cari açıkla, Türkiye, Cumhuriyet Tarihi rekoru kırmış, bir bakıma, bu tarihler arasında, Türkiye boşaltma sürecine girerek, Sermaye Piyasası takası 15,3 milyar dolardan,3 milyar dolara inmiş, Hazine Bonosu Takasıda yarı yarıya düşerek eriyip yok olmuştur.

 

Dikkat ederseniz tarihler hep ‘’ O GÜNÜN SABAHI’’ndan bahsediyor.Çünkü geceleri ununu eleyenler,Türkiye Cumhuriyeti Tarihi'nin en büyük  BÜYÜK ÇIKIŞ-BÜYÜK SOYGUNUNU yapmışlardır.

 

Bu büyük soyguna, Siyasi ve Ekonomi otoriterleri, sessiz ve eylemsiz kalmış, ya da kalmaya mecbur bırakılmış olacak ki, en basitinden dalgalanmaya bırakılması gereken DOLAR KURU, dalgalanmaya bırakılmayarak, yani sabit olmasına göz yumularak, soyguncuların istediği kurdan dolar satın almasına fırsat vermişlerdir.

 

Yani, kısaca doları kaç liradan alacağını bilen yerli ve yabancı hırsızlar,Merkez Bankası nezaretinde yaptıkları operasyonlarla kendi taraflarına aktarmışlardır. Tarihe bu olgu,BÜYÜK FİNANSAL ÇIKIŞ,BÜYÜK SOYGUN olarak geçmiştir.

 

Finansal  Büyük Soygunu gerçekleştirenler daha sonra ise, Siyasi Otoriteye manüpülasyon uygulamaya başlayarak, Türkiye Cumhuriyeti Tarihi'ne Ekonomik ve Siyasi istikrarsızlık yaşatmışlardır.

 

Faturasına kısaca bakacak olursak;

 

21 Şubat  2001 Sabah’ı  Yüce Türk Milleti’nin cebinden 56 milyar dolar çıkmış, 1 dolar 670 bin liradan, 1 milyon liraya yükselmiş,Bankalar arası gecelik faiz yüzde 6200’e yükselmiş, Devlet, 29 milyon katrilyon borçlandırılmıştır.

 

Tabiiki, 1999 yılının 6. Ayından başlayarak, 21 Şubat 2001 Tarihinde bu büyük krize neden olan olayları bu kadar dar çerçeveden ibaret değildir. Bu yakın tarihte yaşananları hepimiz çok yakından biliyoruz.

 

Kısaca, 19-21 Şubat günlerinde Türk Milletinin cebinden 56 milyar dolar çıkmış,tüyü bitmemiş yetimin, fakirin fukaranın hakkı yenilmiş, Türkiye Cumhuriyeti 10 yıl geriye götürülmüştür. Milletin geleceği çalınmıştır. 

 

Başta da söyledim gibi vicdanımın sızladığı noktada tam burasıdır.

 

Bu nokta, 19-21 Şubatların anlam ve önemini kavramayıp, görmezden gelenlerin 17-25 Aralıkları, vicdanların sızlamadan,Hırsızlık Rüşvet ve Yolsuzlukla mücadele gün ve haftası olarak yaşatmaya çalışılması 19-21 Şubatlara haksızlık yapılmasıdır.

 

Rüşvet Yolsuzluk ve Görevi kötüye kullanılmanın önemi ve kullananları da belirli bir tarih ve günde hatırlamak istiyorsak, 19-21 Şubatları, hatta daha da geriye giderek Türkiye Cumhuriyet Tarihi'nde yaşanan kriz ortamlarındaki fırsatçıların yapmış oldukları soygun ve rüşvet günlerini hatırlatmaktan başlamalıyız.

 

 



Bu yazı 2789 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI