Bugun...


Hakan TOPUZOĞLU
Cebimizdeki Casus
Tarih: 14-11-2013 16:53:00 Güncelleme: 14-01-2014 01:38:00


CEBİMİZDEKİ CASUS

 

 

Çoğumuz mobil telefonlarımız üzerinden paylaştığımız kişisel verilerin farkında değiliz. Cep telefonlarımızla yaptığımız görüşmeler, gönderdiğimiz kısa mesaj ve epostalarla yaptığımız iletişimin daha güvenli hale gelmesi acaba mümkün mü?

Kişisel bilgisayarlar gibi, cep telefonları da veri güvenliği konusunda bir zafiyet taşımaktadır. Son günlerde sık sık duyduğumuz, “Amerika bizi dinliyor” haberleri ve ortaya çıkan üst üste skandallar ile bu skandallardan Almanya Başbakanı’nın bile etkilendiğinin ortaya çıkması güvenlik konusundaki endişeleri de artırdı.

Güvenlik zaafiyeti yeni farkına varılan bir konu değil. Bu sorun yıllardır biliniyor. Bir takım önlemler alınmaya çalışılsa da bilgi eksikliği nedeniyle birçok kişi de hayatını bu güvenlik sorunlarıyla yaşamaya devam ediyor. Bir çok insan ise “Zaten benim gizlim saklım yok ki” ifadesinin arkasına saklanarak, umursamaz gözüküyor.

Arama motoruna “telekulak” yazıp araştırdığımızda, bu sorunun sadece Amerika’ya ait olmadığını görürüz. İngiltere, Almanya ve Türkiye’de de dönem dönem üst düzey bürokratlar başta olmak üzere bir çok kişinin dinlendiği gerçeği ortaya çıkmıştır. Hatta bu durum, komedi içerikli programlara bile konu olmuştur. Özetle herkes biliyor ku, polis güçleri ve istihbarat servisleri ihtiyaç duyduğunda mobil iletişim ağ alt yapısına rahatlıkla ulaşabiliyor, hatta bu durum da saklanmıyor.

 

Güvenli iletişim sağlamak için şifreleme programları ile ilgili tanıtımlara da zaman zaman rastlamakla birlikte, bu programın 2 taraflı kullanılması zorunluluğu, kullanan kişilerin işini oldukça zorlaştırmaktadır.

Amerika merkezli çıkan haberler, cep telefonlarıyla ilgili güvenlik uygulamalarına olan ilgiyi patlama seviyesine getirmiş olsa da şu konulara dikkat edilmemesi durumunda bu uygulamalar da çok işe yaramayacak.

 

·         Kullanacağınız programın güvenliği nasıl sağladığını bilmelisiniz.

 

·         Kullanacağınız programın kaynak kodlarına erişebilir olmalı, bu kodları güvendiğiniz bir yazılımcı tarafından inceleme fırsatına sahip olmalısınız.

 

·         Bununla birlikte ücretsiz dağıtılan programlara da şüpheyle yaklaşmak gerekir ki, bir takım gruplar özellikle bu tür programların dağıtımını gerçekleştirmektedir.

 

Telefon görüşmelerini eş zamanlı şifreleyen ücretsiz yazılımlar, gelişimin ilk safhasındalar. Teknolojinin gelişmesiyle yeni ihtiyaçlar da ortaya çıkmakta, ancak bu ihtiyaçların geliştirilmesi zaman almaktadır. Bilgisayarlar yıllarca kullanıldıktan sonra virüs ve antivirüs kavramı ortaya çıkmıştır. Bu konuda tam önlem almaya başladık derken, bu sefer de tarihteki “Truva Atı” olayından ilhamlanarak ortaya çıkan trojanlar bilgisayar kullanıcılarının baş belası olmuş, bu kez de “İnternet Security” yani internet güvenlik yazılımları ortaya çıkmıştır. Bilgisayarını koruyan birçok kullanıcı ise telefonunu korumak konusunda aynı hassasiyeti göstermemektedir.

 

Belki de, mobil iletişim tamamen güvenli hale getirilebilir ama bu durum da birçok resmi kurum başta olmak üzere kurumların istediği durum olmadığı için  yapılmıyor da olabilir. Ne dersiniz?

Yine de kullanıcı olarak, alabileceğimiz en baştaki önlem gerek bilgisayarımıza olsun, gerekse telefonumuza olsun yeni bir program kurarken, kullanım şartlarını hemen geçmek yerine dikkatlice okumak, sorulan soruları hassas şekilde incelemek, uygulamanın adres listesine ulaşmak isteyip istemediği gibi konularda sorduğu soruları “hayır” şeklinde cevaplandırmak ve son olarak da yüklediğiniz uygulamaya gerçekten de ihtiyacınız olup olmadığı konusunu bir daha gözden geçirmek bir çözüm olabilir.

Aksi takdirde, değeri milyon dolarlarla ölçülen data sektörünün bir kurbanı olarak, tüm bilgilerinizi kendi elinizle korsanlara teslim olma riskini üstlenmiş olacağınızı unutmamalısınız.

 

Hakan TOPUZOĞLU

Teknoloji Danışmanı



Bu yazı 1076 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI